CUMHURİYET; BAĞIMSIZLIKTIR DEVRİMCİLİKTİR ANTİEMPERYALİZMDİR…

/ 14 Ekim 2021 / 7 / yorumsuz
CUMHURİYET;  BAĞIMSIZLIKTIR  DEVRİMCİLİKTİR  ANTİEMPERYALİZMDİR…

Büyük kurtarıcıya şükran ve minnetle…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 98 yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti; Türk Ulusu’nun emperyalizme karşı kazandığı büyük zaferin, bağımsız bir devlet kimliğiyle dünya ülkelerinin yanında yerini almasıdır…

Türkiye Cumhuriyeti ;Tam Bağımsız, ulusal egemenliğe dayalı, yurttaşların eşitliğini temel alan, eğitimi, bilimi, kültürü, sanatı, sporu, sağlığı önceleyen, özgür bireyler yetiştirmeyi hedefleyen laik, demokratik bir rejimdir. Aydınlanma Devrimi ile bilimin dinden, aklın inançtan bağımsızlaşması sağlanmış, Laiklik ilkesi ile demokrasinin temeli sağlamlaştırılmış, kadın erkek eşitliği, ulusal birlik ve hukuk devleti güvence altına alınmıştır.

Meşruiyeti güce değil, hukuk, adalet ve eşitliğe dayandırılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yurttaşın emeğini, alınterini, beslenmesini, barınmasını, sağlığını; yurttaşlar arasında fırsat eşitliğini, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesini önemsemiştir. Büyük Devrimci Mustafa Kemal Atatürk; “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözüyle, kurduğu Cumhuriyetin bu özünü ortaya koymuştur. Atatürk’ün ulusal ve üretken ekonomi modeli ile geleceğe umut ve güvenle bakan Türk Milleti bu gün “askıda ekmek” gibi onur kırıcı bir tavırla karşı karşıyadır. Kamu çalışanları, işçi ve emeklilerin yoksulluğun pençesinde kıvrandığı günümüzde gelir dağılımındaki adaletsizlik, adil olmayan vergi sistemi acil çözüm bekleyen büyük sorunlardır.

Uygarlık yolunda akıl ve bilimin ışığında başı dik yürüyen Cumhuriyet, ne yazık ki; 98. yılında işbirlikçi iktidarlar tarafından dönüştürülmüş, başkalaştırılmış haldedir…

Ulusun egemenliği, şahıs egemenliğine devredilmiş, Kurucu Gazi Meclis safdışı bırakılmış, demokratik parlamenter rejim askıya alınmıştır…

Cumhuriyetin herhangi bir etnik, dinsel, mezhepsel kimliğe dayandırmadan oluşturduğu millet kavramı, ulus devlet olmanın kapsayıcı temel özelliğidir. Ne yazık ki bu gün, Cumhuriyetin bütünleştirici yönetim anlayışının yerini işbirlikçi iktidarların ayrıştırıcı yönetim anlayışı almıştır…

100 yıl önce topraklarımızda söküp attığımız emperyalist güçler, gaflet ve aymazlıktan beslenerek, planlı ve sistematik bir şekilde bu günlerin zeminini hazırlamışlardır. Cumhuriyetimiz tarihinin en büyük saldırısı altındadır…

Bu gün Cumhuriyetçilere düşen en büyük görev; ülkemizin ulusumuz tarafından Türkiye’den yönetilmesi için çalışmaktır.

Toplumun hafızasını yeniden şekillendirme, geçmişle bağları koparılmış bir nesil yaratma, Cumhuriyet kültürünü yok etme çabaları boşa çıkarılmalıdır.

Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyeti’nden yana olan tüm kişi ve kurumların yapacakları tek bir şey vardır:

Ayağa kalkmak, kol kola omuz omuza işbirlikçinin hayının üzerine yürümek.

Başka yolu yoktur!

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir, geri alınmalıdır!